Geleneksel Yunan mutfağının lezzetlerinin bolca sunulduğu, limitsiz içkili, canlı müziğin tüm gece devam ettiği taverna eğlencesine sizleri bekliyoruz.
Samos Adası mutfağı geleneksel yunan lezzetlerinin yanı sıra yerel tatları da içermektedir. Adanın merkezinde ve çevresinde taverna olarak adlandırılan restoranlar bulunmaktadır. Merkezde bulabileceğiniz restoranların menüleri benzerlik göstermektedir.
Geleneksel yunan mutfağına özgü salata çeşitleri başlangıç için tavsiye edilebilir. Klasik Grek Salata, domates, soğan, irice doğranmış biber halkaları, bizim mutfağımızdaki tam yağlı beyaz peynirimize benzerlik gösteren büyükçe bir dilim feta peyniri, kapari taneleri, kekik, yerel zeytinyağlarıyla lezzetlendirilerek sunulur. Bir diğer başlangıç olarak adaya özgü ızgara olarak servis edilen Mastello 2 büyük dilim halinde sunulmaktadır.
Ege mutfağının karşılıklı olarak bir bütün olduğunu düşünürsek fava, cacık, musakka, patlıcanlı meze çeşitleri, yaprak sarma gibi mezeler masanıza tavsiye edebileceğimiz aperatiflerdir. Restoranlarda tüm deniz ürünlerini taze olarak bulabilirsiniz. Kalamar, karides, adaya özgü kurutulmuş ahtapot, kabuklu deniz ürünleri bolca tüketilebilir. Deniz ürünlerinin yanı sıra kırmızı et çeşitlerinin Yunan mutfağına özgü hazırlanmış çeşitlerini de bulabilirsiniz. Souflaki çeşitleri, farklı soslarla tatlandırılmış biftekler tavsiyemizdir. Yemeklerinizin yanında karaflarda sunulan ev yapımı şarapları veya bölgedeki küçük içki endüstrilerinde geleneksel yöntemlerle üretilen Yunan rakısını (Uzo) deneyebilirsiniz. Uzo servisi karafaki adı verilen 20 cc lik şişelerde yapılır. İçimi Türk rakısına kıyasla daha yumuşaktır. Bölgeye ait ve adı suma olan, üzüm yerine incirden yapılan, anasonlu veya anasonsuz sert rakıyı da denemenizi tavsiye ederiz.  Bir çok restoranda uzo küçük bardaklarda tüketilir. Merkezdeki restoranlarda bizdeki rakı kadehlerine rastlamak mümkündür.

 

Sirtaki :

Sirtakinin kökenine dair en yaygın teorilerden biri Sirtakinin Kasap Havasından doğduğudur. Hasapiko olarak da bilinen Kasap Havası, Osmanlı Döneminde İstanbul’da oynanan bir dans türü. İstanbul’un Fener ve Balat semtlerinde yoğunlaşan kasap locaları arasında doğan bu dansın figürleri kasapların günlük yaşamlarını ifade eder ve hayvanlar kesilmeden önce bir ritüel olarak hayvanın etrafında dönülerek, diz kırıp çökerek yapılırmış. Dönemin kasaplarının çoğu Arnavut kökenli olmasına rağmen, kasap havasının, yani Hasapiko‘nun, neden Yunan kökenli bir dans olarak tanındığı ise bilinmiyor. Zamanla Hasapiko ve Hasapiko Argo (Ağır Kasap), Hasapiko Grigoro (Hızlı Kasap) ve Hasaposerviko (Sırp Kasabı) gibi türevleri evrilerek yerini Sirtakiye bırakmıştır.

Kimileri Sirtakinin bir Zeybek dansı uyarlaması olduğunu iddia ederken, diğer yaygın bir bilgi de bu dansın Yunanistan veya İstanbul’da değil 1950lerde Fransa’da yaşayan Yunan göçmenleri tarafından Sirtaki olarak adlandırıldığıdır.

Birçok kişi de aslında Sirtaki diye bir dans türü olmadığını ve bunun bir film müziği olduğunu savunur. Bu görüşe göre Sirtaki, Nikos Kazancakis’in 1946 yılında yayınlanan Zorba adlı romanından uyarlanan Zorba the Greek (1964) filmi için usta Yunan müzisyen Mikis Theodorakis tarafından bestelenen şarkının adıdır. Zorba, geçmişindeki büyük acıları, hataları dansederek unutan ve hayata ancak bu şekilde tutunabilen bir adamın hikayesini anlatır. Zorba bu adamın adıdır. Filmde dansın rolü (Zorba karakterini canlandıran Anthony Quinn kadar olmasa da) oldukça büyüktür. Haliyle işin içinde dans olunca, müziğin de öneminin altını çizmek gerekiyor.

İşte Sirtaki, Mikis Theodorakis’in bu film için, filmin konusunu destekleycek ve dans içeren bir mizansene uygun olacak şekilde bestelenmiş bir müziktir. Theodorakis yavaş tempolu hasapiko müziği ile başlayıp hızlı tempolu Hasaposerviko müziği ile devam eden bu senteze Sirtaki adını vermiş.

Film hikayesiyle olduğu kadar müziği ve dansı ile de popülerleşmiş. Hele ki Zorba ve Basil’in Sirtaki müziği eşliğinde Hasapiko ve Haseposerviko dansı yaptıları sahne efsaneleşmiş. Filmin, müziklerin ve dansların adının birbirine harmanlanması sonucunda ortaya Zorba dansı, Sirtaki müziği, Zorba müziği ve Sirtaki dansı şeklinde bir kavram karmaşası çıkmış.

Sirtaki müzik mi dans mı, Yunan mı Türk mü, zeybek mi hasapiko mu bilinmez ama, ortada kökeni gibi efsaneleşmiş bir ritim ve adımlar ahengi olduğu kesin.